Yüz Estetiği

Yüz bölgesi estetiği için, pek çok cerrahi ve cerrahi olmayan yöntemler mevcut olup birbirini destekleyen bu tedavilerin, bir bütün olarak kişiye özel planlanması, en iyi sonucu oluşturacaktır. Hangi müdahelelerin yapılması kararında kriter yaş değil cildin yıpranma miktarıdır. Zamanı geldiğinde elbetteki en iyi çözüm cerrahidir ancak günümüz teknolojisi bize artık öncesinde yapılabilecek pekçok seçenek sunmaktadır. Öncelikle muayene sonrasında kişiye özel planlamalar yapılabilir.  Hyalüronik asit içeren hazır dolgularla, çizgileri azaltabilme ve yine aynı dolgularla yüz konturlarını düzeltme dudak dolgunluğu yanak dolgunluğu oluşturmak mümkündür.  Yine BT uygulamaları ile alın ve göz çevresi kırışıklıkları azaltılıp kaşlar hafif kaldırılarak daha genç görünüme katkı sağlanabilir.  Kendi kanınızdan oluşturulan PRP uygulamaları ya da özel mezoterapi ürünleri ile cilt altına direk ulaşım sağlanarak ciltteki lekelenme çizgi ya da diğer birçok soruna çözüm sağlanabilir.  Lazer uygulamaları ile ciltte ısınma etkisi ve yeniden onarım başlatılarak, ciltte sıkılaşma sağlanabilir ve ciltteki yıpranma görüntüsü azaltılabilir. Hafif sarkıklık olan daha erken zamanlarda, iple yüz germe yöntemi kullanılır, daha ileri yaşlanmalarda ancak yüz germe cerrahisi ile daha genç görünüme kavuşmak mümkün olacaktır. Göz kapağı estetik ameliyatları ile daha genç bakışlar oluşturularak yüz bütün olarak daha genç görünüme kavuşturulabilir.

Blefaroplasti (Göz Kapağı Estetiği): Göz kapakları, yaşlanma belirtilerini en çabuk gördüğümüz bölge olarak önem taşır. Yaşlanmayla birlikte, göz kapaklarını kaplayan ciltte kırışıklık, sarkma ve yumuşak dokularda gevşeme oluşur. Bu gevşeme ile birlikte, desteğini kaybeden yağ yastıklarının yer değiştirmesi ile göz kapaklarında torbalanma görüntüsü oluşur. Kırışıklıklar ile birlikte göz çevresinde oluşan bu değişiklikler yorgun uykusuz ve yaşlı bakışların oluşmasına neden olur. Üst göz kapağının katlanmış cilt fazlalığı, bir süre sonra ağırlık hissi ve göz kapağını açmada güçlüğe neden olabilir. Estetik göz kapağı ameliyatı (blefaroplasti), üst göz kapağında, kapak kıvrımına denk gelen çizgi üzerinden, alt göz kapağında ise hemen kirpiklerin birkaç milimetre altından planlanan kesilerle yapılır. Bu ameliyat ile göz kapağında sarkmış fazlalık cilt ve bazen kas dokusu çıkarılır. Yer değiştirmiş yağ yastıkları, kısmi olarak çıkarılır ve bazı durumlarda bu yağlar yer değiştirilerek göz kapağı çevresindeki deformiteler düzeltilebilir.  Ameliyat tek ya da alt üst göz kapakları birlikte planlanmasına göre, lokal ya da genel anestezi altında yapılır. Yine bu duruma göre ameliyat, 1-3 saat arasında sürer.  Ameliyat sonrası aynı gün evinize gidebilirsiniz. Göz kapaklarında, çok ince ve gevşek bir bölge olmasına bağlı, 1 hafta kadar süren şişlik ve morluk olması normaldir. Ameliyat günü, buz uygulanımı bu şikayeti azaltmakta yardımcı olacaktır. Dikişleriniz 4-7. günlerde aralıklı olarak alınır. Ameliyat ile göz çevresi kırışıklıkları azalır, torbalanma ve katlantılar ortadan kalktığından daha dinç ve genç bakışlar sağlanır. Göz kapakları, çok az izle iyileşen bir bölgedir ve oluşan ince çizgiler, doğal kıvrım ve çizgiler içerisinde gizli kalacaktır.

Yüz germe: Yaşlanma ve yerçekiminin etkisi ile yüz ve boyun bölgesindeki dokularda değişiklikler olur. Cilt ve altındaki yumuşak dokularda azalma ile birlikte aşağı doğru yer değiştiren dokular yüz ovalinde bozulmaya neden olur. Bunlarla birlikte cilt elastikiyetini, sıkılığını yitirir ve çizgiler derinleşir. Yavaş ilerleyen bu, sürecin erken ya da geç dönemlerinde, farklı tedavi seçenekleri kullanılır. Ancak belli bir yıpranma derecesi sonrasında, diğer yöntemler ile genç görünümlü bir yüz elde edilmesi söz konusu değildir. Yüz germe cerrahisi, elastikiyetini yitirmiş, hacmini kaybetmiş ve yerçekimi ile sarkmış dokunun, kaldırılması ve fazla dokunun çıkarılmasını içeren cerrahidir. Birlikte yapılan derin dokularında sıkılaştırılması ve yukarı kaldırılması, daha sıkı ve genç bir görünümü sağlamaya yardımcı olmaktadır. Böylece yüz ve boyun bölgesinde, sarkıklık ve kırışıklıklar giderilir, yüz şekli yeniden yapılandırılarak, daha genç bir görünüm oluşturulur. Üst, orta ya da alt yüz bölgesinin sarkıklık durumuna göre mini ya da tam yüz germe planlanabilir. Mini ya da tam yüz germe olmasına göre değişen,  kulak üstü saçlı deriden başlayan, şakaklarda, kulak önünde ve arkasında devam eden kesiler yapılır. Bu kesiler iyileştiğinde güçlükle görünür hale gelir ve saçın içinde gizlenirler. Ameliyat yaklaşık 2-3 saat sürer. Genellikle genel anestezi uygulanır. Ameliyat sonrası dönemde, yüzde şişlik, bazen morluklar, uyuşukluk ve gerginlik hissi olabilir. İlk gün sargılar yapılır ve sargılar 2-3 gün sonra tamamen açılır . Birkaç hafta, yüz için özel korseler kullanılması daha erken günlük hayata dönmeye yardımcı olacaktır. Dikişler 5-7 gün sonra alınır. Yüz germe cerrahisi sonrası şişliklerin inmesi, ve sosyal hayata dönüş 2 haftayı bulabilir. Tabiki tamamen iyileşme, izlerin  silikleşmesi ve şişliklerin tam inmesi 1 yıla uzayan bir süreçtir. Ameliyat sonrası en az 3 ay, güneşten korunmak çok önemlidir.

Yüz germe ameliyatları ile birlikte, göz kapağı ya da yüze dolgu uygulamaları, bütün olarak daha genç bir görünüm için planlanabilir. Yüz germe cerrahisi, uzun süren ve gözle görülür, tatmin edici sonuçlar sağlar. Bu etki ile yaşlanma sürecini hep arkadan takip etmek mümkün olacaktır.

İple yüz germe:  Yaşlanma ile birlikte yüzde hacim kaybı ve birlikte sarkmalar görürüz. Bu etkiler, kişiye göre değişmekle birlikte, 40 lı yaşlarda  daha hafif olarak başlar ve giderek artar. Daha hafif yaşlanma etkilerinin olduğu bu yaşlarda, farklı seçenekler sunulabilir. Özellikle minimal sarkma ya da elastikiyet kaybı olan hastalarda, ya da yüz germe cerrahisi olmak istemeyen ve daha zahmetsiz ve kolay çözümler isteyen hastalarda, iple yüz germe seçeneğini tercih ediyoruz.

Kullanılan bu ipler, eriyebilen ve vücuda zararlı olmayan, yıllardır zaten cerrahilerde kullanılan, doğal malzemelerden üretilmektedir. Bu ipler, üzerinde tamamen bioemilebilir malzemelerden oluşan, çift yönlü küçük koniler içerir. Bu koniler, dokunun yukarı alınıp, istenilen şekilde kalmasına destek olur ve etki uzun süre devam eder. Yaklaşık 2 yıla kadar  süren erime sürecinde, uygulandıkları bölgede iyileşme ve yeniden yapılanma sürecini tetikleyerek, bir miktar kalıcı gerilme etkisi de oluştururlar. Bu müdahele, klinik ortamda 20 dk. sürede, lokal anestezi ile ağrı hissedilmeden uygulanır ve hasta aynı gün evine gidebilir. İşlem yapılacak bölgeye, iğneler yardımı ile girilerek, ipler yerleştirilir. İğne giriş yerleri dışında, kesiler bulunmaz ve dikiş kullanılmaz. Etkiyi hemen görebilirsiniz ve operasyon sonrasında günlük yaşamınıza dönebilirsiniz. Birkaç gün içinde  iğne giriş yerlerinin iyileşmesi ve oluşan hafif  şişliklerin geçmesi sonrasında, girişime dair rahatsız edici herhangi bir belirti kalmaz. İğne girişlerine bağlı hafif  morarma ya da konilerin bulunduğu bölgelerde ciltte hafif kabarık görüntü oluşabilir. 1 haftaya kadar  bu şikayetler de tamamen ortadan kalkar. Müdahele sonrası, egzersiz ve yüz masajından kaçınmalısınız.

İplerle oluşacak germe etkisi, hiçbir zaman yüz germe cerrahisinin oluşturduğu etki kadar  olmayacaktır ancak yüz germe için henüz erken olduğu düşünülen çok sarkıklığı olmayan hastalarda, biraz daha genç bir görünüm için, çok iyi bir tercih olarak görülmektedir.

Bu yöntemle kaşlarınız kaldırılabilir, çene altınız, boyun bölgeniz ve yüz bölgenizde yer alan sarkıklıklar giderilebilir. Sonuç olarak daha gergin, daha genç ve taze bir görünüme ulaşabilirsiniz.

Dolgu Uygulamaları:  Yaşlanma, ciltte yerçekiminin etkisi ve elastikiyet kaybı sonucu aşağı yer değiştirme ve volüm kaybetme sürecidir. Bu yüze, çizgilenme ve katlanmalarda artış olarak yansır. Bu çizgilenmeleri azaltmak ve azalan volümü yerine koymak için vücuttan alınan yağ ya da hazır malzemeler olan hyalüronik asit dolguları kullanılabilir. Ciltte doğal olarak bulunan ve yaşlanma ile azalan, hyalüronik asit içeren dolguları kullanarak, su tutma etkisi ile dolgunluk sağlanırken, aynı zamanda elastikiyet kaybına yardımcı olunan bir tedavi uygulanmış olur.  Hyalüronik asit dolgular bölgeye göre kaldırma etkiside oluşturduklarından, çok fazla kullanım alanı bulunmaktadır. Yanak, dudak, çene dolgunluğu sağlanırken ağız çevresi, ya da tüm yüzde bulunan derin ya da ince çizgilerde azalma ve daha yumuşak bir görünüm sağlanabilir. Yine bu dolgularla, kaş kaldırılabilir, göz altı dolgusu ile yorgun görünümünüz azaltılarak daha az mor görünüm etkisi oluşturulabilir. Yüzde  ya da vücutta çok büyük çökük alanlar dolgu ile düzeltilebilir ve izler daha az görünür hale getirilebilir. Günümüz teknolojisi bize daha homojen, daha doğal ve daha uzun dayanan ürünler sunmaktadır. Ürünler lokal anestezik malzemeler içerdiğinden, uygulanımları ağrısız ve kolaydır. Dolgu uygulama yapılmasından önce, yüzünüze lokal anestezik etkisi olan kremler sürülerek, uyuşma sağlanır. Uygulama sonrası, özellikle ilk gün şişlik ve daha çok göz çevresinde morluklar oluşabilir. İlk 24 saat buz uygulama ödemi azaltmada yardımcı olacaktır. Birkaç güne şikayetler tamamen ortadan kalkar.

Yağ Dolgusu: Yüzde mimikle yerleşen çizgiler ve yaşlanma ya da kilo alıp vermeler sonucu oluşan hacim kaybında, yağ dolguları da kullanılabilir. Hastanın kendi vücudundan alınan yağlar, yüzde hacim kaybı olan ya da çizgilerin olduğu her bölgeye enjekte edilerek daha iyi bir görünüm kazandırılabilir. Aynı zamanda kök hücre içeren yağ hücreleri ile, ciltte onarım etkisi ile genç görünüme katkı sağlar. Yağın alındığı bölgelerde zayıflama etkisi aynı anda yağ dolgusu uygulanıp zayıflanarak çifte kazanım olabilir. Küçük bölgelerde yağ enjeksiyonu lokal anestezi ile yapılabilir ancak çok sayıda bölgeye uygulanım gerekli ise genel anestezi ile ameliyat daha uygun olacaktır.

PRP: PRP (Platelet Rich Plasma) uygulaması, kendi kanınızın içinden ayrıştırdığımız trombosit denilen kan hücrelerinden zengin sıvının, cilt altına enjekte edilmesidir. Bu hücreler, vücudumuzdaki hasarlı dokuların onarımını sağlamak için gerekli olan büyüme faktörlerinin salınımını sağlayan hücrelerdir. Ciltte yaşlanmayla ve çevresel etkenlerle oluşan yıpranmayı  en  güçlü ve hızlı şekilde onarıcı etki, cildin altına bu maddeyi enjekte ederek sağlanabilir. Yeniden onarım etkisi hasarlı tüm hücrelerde iyileşme etkisi sağlanabilir. Böylece renk değişiliklerinin azaldığı, kollejen üretimi sonucu kırışıklıkların azaldığı, cildin su tutma kapasitesinin arttığı daha sıkı, sağlıklı ve parlak bir cilt görüntüsü oluşabilir. Mezoterapi, ciltte zaten varolan ancak yaşlanma ya da başka faktörlerle azalmış, cildin sağlıklı olması için gerekli maddeleri içeren sıvıların, yine cilt altınıza enjekte edilmesidir. Bu şekilde cildin yüzeyine suygulanmasından çok daha güçlü bir yararlanım oluşturmasını sağlamayı amaçladığımız diğer bir uygulamadır. Mezoterapi ile antiaging (yaşlanma karşıtı) etki, kırışıklıkların azalması, lekelerin tedavisi, saçlı deriye uygulanarak saç onarımı gibi etkiler sağlanabilir. Tüm bu lokal tedaviler tek uygulama ile mucize beklediğimiz uygulamalar olmamalıdır. Devamlı yıpranmaya devam eden cildimiz için bu uygulamaları düzenli olarak yapmak, uzun vadede yaşlanma sürecini yavaşlatarak sonuç almamızı sağlayacaktır.

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir